Merhaba sevgili binekoto kullanıcıları,

Bugün sizlere binekoto.net ailesinin bir ferdi olarak yaşadığım talihsiz bir olayı genel hatlarıyla anlatmaya çalışacağım.

Tabi biraz da arabama da değineceğim. Arabam benim tıpkı kızım gibidir. Onu haftada 3-4 defa mutlaka güzel bir temizlikten geçiririm. Haa birde güzel bir kızım var yaramazların yaramazı yorkshire cinsi dişi bir köpeğim. İsmi hera :)

Ne zaman araba ile ilgili bir durum olsa, dışarı çıkacak olsak yada herhangi bir şey olduğunda güzel kızımız hemen "tin tin" koşarak bizden önce sağolsun şöför koltuğuna yerleşir. Görende sanki aracı o kullanacak sanır. O kadar sahiplenir şekilde kendini şişirerek oturur ki insan şöför koltuğundan kaldırmaya kıyamaz. Her neyse konumuz bu değil. Babam ile Opel astra marka aracımızda az anımız geçmedi. Bana ilk sürüş deneyimim de nasıl da yardımcı oldu hayatımın o koca çınarı o güzel yol göstericim. Hepimiz babalarımızı canımız, kanımız kadar çok severiz. İsteriz ki yaşadığımız süre boyunca yanı başımızda olsunlar hep. Her konuda yanımızda olsunlar da danışalım isteriz. Malesef yaşam denen olgu, bazen buna müsaade etse de ekolojik olarak anne ve babalarımız vadelerini doldurup bu dünyadan göç ederler. Onların varlığıdır aslında bizi diri tutan ve her nedense sonradan çocuklarımız olur bu bağlanma nedeni.. 

Çünkü onlar, o koca çınarlarımız bizi hayata getirip göz bebekleri gibi bakan onlardır. Her kötülükten bizi sakınmaya çalışırlar. Bizi biz yapan ne varsa onların o güzel öğretileridir. Tabi bu konu, satılık araba yada sahibinden araba almak ise yine onlara danışırız. Babamıza, koca çınarımıza danışırız. Belki bir kısım paramız çıkışmayacaktır, ve bize her zaman ki gibi yufka yüreğiyle destek olmaya çalışacaktır. Bu güzel aile ortamını anlatmamın nedeni, aslında bizlerin büyüdükçe onlara gereken ilgiyi göstermediğimizi açıklamaktır. Bunu en iyi geçen gün yaşadığımız üzüntü dolu bir günü sizinle paylaşarak anlatabilirim. BABAM KALP KRİZİ GEÇİRDİ! Hiç beklemediğimiz bir anda her zaman ki gibi sıradan bir geceydi. Aniden bir anda oldu her şey. Toplam 3 yada 4 dakika sürdü. Odaya ilk girdiğimde geçirdiğim şok ve gördüğüm manzara bin ömrüme yetecek kadar acıttı içimi. Kız kardeşim hemen kalp masajı yap dedi. Herkes hayata dair her şeyini kaybetmişti. Bağrışmalar, babama seslenmeler dünya kadar ağır ve acı yüklüydü. Kalp masajına başladım, bir yandan da nefesini kontrol ediyordum. Gittikçe nefesi azalmış neredeyse hiç almıyordu. Kollarımın arasında, bir ara gözlerindeki ışığı kaybettim ve o an her şey benim için bitti dedim. Başımdan kaynar sular dökülmüştü. Kalp masajına ısrarla devam ettim. Var olan ne kadar amacım varsa hepsi silindi beynimden. Hayata dair en ufak bir hayalim yada isteğim kalmamıştı. O zaman anladım annem, babam ve ailemin gerçek değerini! Birden gözleri açıldı. Koşuşturmayla sırtıma aldım merdivenlerden aşağıya indirirken bir ara baş parmağımı sıkıca tuttu ve öyle kaldı. Ölümü yaşamıştım, benim için bütün anlamlar anlamını yitirmişti ve bu kez tamam artık her şey bitti dedim. Aşağıya indirip arabaya bindirirken nefes aldığını görünce rahatladım. O an Annemin o çaresiz ve üzgün yüz ifadesi yaşamım boyunca babamın yüz ifadesi gibi aklıma kazındı. Kız kardeşimin "baba bizi bırakma" haykırışı kulaklarımda çınlıyor sürekli. Hayatta her şey olabilirim, her şeyi yapabilirim ve her şeyi başarabilirim. AMA AİLEMİ ASLA BİR DAHA GERİ GETİREMEM. Hayat bize bu şoku tecrübe ettirdi. Duymak, bilmekle kalmadık bizzat yaşadık. Değer verdiklerinize sahip çıkın! Çünkü onları bir kez kaybederseniz asla geri getiremezsiniz. Bütün o anılarınız güzel günleriniz silinir bir hayal olur sizin için. Çok şükür babam bu kötü günleri atlattı. Kimsenin başına asla gelmemesini temenni ediyorum. Bu zor günlerde yanımızda olan tüm akrabalarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu yazıyı yazmamın nedeni, birbirini seven tüm ailelere ölümün kapımızı ne kadar ansızın çalabildiğini anlatmaktı. Herkese aileleriyle sağlıklı bir yaşam dilerim.

Haftanın İlanları Mail Gelsin!